Anasayfa Biyografi Hayatı Fotoğraf Galerisi Madalyalar ve Özel Eşyalar Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar
Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar

GİRİŞ

Kurumlar Olaylar Şahıs Deniz K.K. Aşağıda sıralanmıştır Şehit Dz. K.K. Oramiral Kemal Kayacan

1967 yılında Dz. K.K. Taşkızak Tersanesi'nde yedek subay teğmen olarak görev aldım. Tekne onarım şefi ve Tekne Dizayn şefi ve Havuzlama Mühendisliği görevlerini üstlendim.

1958 yılı Mart'ında yüzer havuzun dibinin muhtelif yerlerden delindiği görüldü. Tersane komutanı Y. Muh. Alb. İzzettin Gögen, Dz. K.K.lığına durumu rapor ederek, Taşkızak havuzunun acilen Gölcük Tersanesi'nin büyük havuzunda havuzlanarak onarılmasını istedi. Öneri kabul edilince gerekli çalışmalar yapıldı ve havuz çift römorkörle çekildi ve Gölcük Tersanesi'ne intikali gerçekleştirildi.

Daha önce Gölcük'te yapılan hazırlıklar nedeniyle kısa zamanda havuza alınarak hasar tesbiti yapıldı, onarımlar başladı. Ben de Yd. Sb. Teğmen olarak Havuz Komutanı ünvanı ile geçici görevde Gölcük'te bulundum.

O tarihlerde Sn. Güverte Kurmay Albay Kemal Kayacan Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı idi. Gölcük Tersanesi Havuzlama Başmühendisi olan Y. Müh. Bnb. Hayri Tezcan, sanırım Sn. K. Kayacan'ın Amerika-Washington'da Deniz Ataşesi olduğu yıllarda Sn. Tezcan'ın MIT'de öğrenciliği sırasında başlayan dostlukları olmuş. Gölcük Orduevi'nde birlikte akşam yemeği yerlerken Sn. Hayri Tezcan beni masalarına çağırarak Sn. Kemal Kayacan'la tanıştırdı ve hakkında iyi şeyler söyledi.

Sn. Kemal Kayacan, zaman zaman daha önce komutanlığını yaptı "SAVARONA" yatının onarım için havuzda bulunduğundan, hem Taşkızak havuzunun onarımı ile bilgi aldı ve kendisini şahsen tanımak imkânını buldum. Daha sonra çeşitli zamanlarda çıkan bazı sorunlar nedeni ile karşılaştık. Bunları aşağıda zaman sırasına göre anlatıyorum:

Tuğamiral Kemal Kayacan, Mayın Filosu Komutanı Gölcük

1) Sn. Kemal Kayacan 1961 yılında Tuğamiral'liğe terfi etmiş ve Gölcük Denizüstünde Mayın Filosu Komutanlığı'na atanmıştır.

Mayın Filosu, Tarama gemileri ve mayın döşeme gemileri olarak iki ana gruptur.

Tarama gemileri (K) sınıfı tümü ile ahşap konstrüksiyon eski gemilerdir. Ayrıca 4 adet (T) sınıfı denilen de tekne ana yapısı özel karışımlı alüminyum, ancak borda, omurga ve güverte kaplamaları yine ağaç/ahşap olan tipte gemilerdi.

Bu gemiler ABD yardımıyla gelmişlerdi ve ilk defa Taşkızak'ta havuzlanacak ve durumları görülecekti. Havuzlama Mühendisi olarak ilk 2 grup gemiyi aynı anda havuza aldığımızda, özellikle su altı bordo kaplama alanlarında "BAL PETEĞİ" şeklinde ağaç kurtları tarafından hasarlanmış riskli bölgeler görüldü. Bu durumda Tekne dizayn şefi Bnb. Yük. Müh. Zakir Coşkuner ve ben, su altında mevzi de olsa hasarlı bölge nedeniyle teknenin su alabilme riski vardı ve durumu Tersane Komutanı Tuğamiral Fikri Boran'a rapor etmek zorunda kaldık.

Sn. Tuğamiral Kemal Kayacan ve ekibi, ayrıca bir ABD'li uzman ile durumu incelediler ve bilgi aldılar. Mevcut hasarın yüzer havuz içinde kısa zamanda onarılması da mümkün görülmedi. Çözüm olarak Tersanede mevcut taşhavuz ve kızak sisteminin kısa zamanda tamamen çelik yapı "raylı" hale getirilmesi halinde, tüm mayın tarama gemilerinin kolaylıkla tamir ve yenilenmesinin mümkün olacağını gerek Tekne Dizayn Şefi Zakir Coşkuner ve gerekse ben ısrarla savunduk.

Sn. Tuğamiral K. Kayacan bu önerimizi benimsedi ve Dz. K.K.lığı'na ilettiği istek doğrultusunda Dz. K.K. İnşaat Dairesi Başkanlığı'ndan gelen heyet ile birlikte çalışarak bu projeyi 4-5 ay içinde sonuçlandırdı. Ayrıca, Taşkızak Tersanesi'nde dış kaplamada kullanılacak metreküplerce ahşap kaplama tahtasının "emprenye" edilerek yoğun buharla yumuşatılarak bakır naftalizasyonu ile de dinlendirerek ve sıcak hava ile kurutularak, ilerde tekrar kurtlanmasını da önleyici tedbirler aldık. Tüm bu operasyonlar sırasında Mayın Filosu Komutanı olan Sn. Tuğamiral Kemal Kayacan'ın katkıları, hem mevcut tersaneye modern bir raylı kızak kazandırmış, ayrıca teknik insanlara ve yeni teknolojik uygulamalara katkısını sağlayarak bizlerin sevgi ve saygısını kazandığı gibi, gönüllerimizde müstesna bir yer almıştır.

2) Sn. Kemal Kayacan 1964 yılında Tümamiralliğe terfi etmiş ve Güney Deniz Saha Komutanlığı'na (İzmir) atanmıştı. Ben de 1963 Mayıs/Ekim ayları içinde ABD'de Philadelphia Tersanesi'nde planlama eğitimi almış, aynı tarihlerde Dz. K.K.lığı adına yurtdışında ABD Michigan Üniversitesi'nde eğitimlerini tamamlayan Sn. Yzb. Neşet Ömer Şentürk ve Sn. Yzb. Naci Gözübüyük de 1 yıl süreli stajlarına başlamışlardı. Onlarla orada tanışmış oldum. 1963 Ekim'inde yurda döndüğümde Tekne Onarım ve İnşa Şefi olarak seri halinde çıkarma gemileri inşaa programı başlamıştı. Bunlardan bir bölümü (LCM 8) tek tank taşıyan, bir bölümü de (LCU) 4 tank taşıyacak şekilde gemiler idi. O yıllarda ambargoya rağmen hurdaya çıkan her türlü deniz ve kara araçlarında kullanılabilecek motorları, hidrolik sistemleri vs. toplayarak uygun sevk ve manevra sistemleri üretilmesini planlamıştık ve inşaatlara da fiilen başlamıştık.

Güney Deniz Saha Komutanı Tuğamiral Kemal Kayacan, komutanlığı bölgesinde İzmir Karşıyaka Alaybey mevkiinde olan onarım atelyesinde 2 adet LCM 8 inşaası için Dz. K.K.lı'ğından istekte bulunmuş. O atelyede bunun mümkün olup olamayacağına ve ne gibi teknik yardımlar gerekeceği konusunda o sırada Taşkızak Tersanesinde yetkili olan benim şahsen gönderilmemi istemiş. Ben de verilen izinle geçici görevle İzmir'de Sn. Komutanı ziyaret ettim. Atelye Şefi/Komutanı Yüksek Bnb. Fikret Çınar'la durumu değerlendirdik.

Birlikte verdiğimiz uygulama planı dahilinde Taşkızak Tersanesi'nden gerekli sevk sistem ve kapak açma/kapama donanımı gibi sistemlerinin parçalarının İzmir'e gönderilmesi ve bir inşaiye posta başı ve yeterince kaynak + sac işçisi yardımı yaparak bunun yapılabileceğini rapora bağladık. Böylece o zamana kadar sadece ufak onarımlar ile yetinen Alaybey atelyesi Alaybey Tersanesi oldu. Tabii ki 2 adet LCM 8 de zamanında inşaa edilerek Dz. K.K.lığına teslim edildi. Sn. Kemal Kayacan, tekrar tekniğe teknolojiye ve teknik kapasitesini bildiği insanlara güvenerek, Ege'de Dz. K.K.lığının Tersane imkânlarına kavuşmasına öncülük etmişti.

3) 1956 Kasım'ından 1967 Mayıs'ına kadar aralıksız süren Taşkızak'taki görevimden kendi isteğimle ayrılmak üzere Tersane Komutanı Y. Müh. Tuğamiral Abdülkerim Olcay'a, 1967 Mayıs başında istifamı verdim. Ancak; atandığım DB Dz. Nakliyat TAŞ Fen Müdürlüğü görevine de 1 Haziran'da katılmayı öngördüğümden, istifamın bu şartla kabulünü ve bu süreyle de çalışacağımı, her şeye rağmen bunun özel olarak kayıtta tutulmasını da rica ettim. Komutan gülerek "Ne gereği var Yılmaz, anlat bakalım" dediğinde, "hemen evet derseniz zaten pek bir işe yaramıyordu anlamı çıkar". İş Kanunu'na göre ister işveren isterse çalışan olsun bir konuda ÖN İHBAR yapma zorunluluğu vardır." dedim, ortamı yumuşattım ve anlaştık. O dönemde Sn. Kemal Kayacan Koramiral olarak Dz. K.K. Kurmay Başkanı idi. Tersane Komutanı Sn. Tuğamiral Abdülkerim Olcay ay sonunda Dz. K.K.lığına, Tersaneden istifa ederek ayrıldığımı mesajla bildirdi. Maalesef aynı gün yaklaşık 2 saat sonra Dz. K.K.lığından gelen mesajda "Yüksek Uzman" atamaların Komutanlıkça onaylandığı nedeniyle istifamın kabul edilmediği ve 2 gün içinde nedenlerini açıklamak üzere Komutanlık'ta bulundurulmam emredildi. Tersane Komutanı derhal beni çağırdı ve gülerek: "senin istediğini yaptık, kimbilir ne senaryolar kurdular" diyerek "git işini kendin hallet" demek zorunda kaldı. 1967 Mayıs son Pazar günü Ankara'ya gittim ve eski arkadaşım Yük. Müh. Yrby Zakir Coşkuner'e erkenden uğrayarak saat 09:00'da Komutanlığa beraber gittik. Teknik Daire Başkanlığı'ndan bilgi alarak bu mesajın Kurmay Başkanı Sn. Kemal Kayacan tarafından yazdırıldığını anlayınca, doğrudan emir subayına bilgi vererek görüşmek istediğimi anlattım ve hemen kabul edileceğimi söylemesi üzerine hemen makamına gittim.

Kendisine yine bir kamu kuruluşu olan DB Deniz Nakliyat TAŞ'de Fen ve Onarım Müdürü olarak görev aldığımı ve hemen görev başında bulunmam gerektiğini söyleyerek, istifamın başka herhangi bir istenmeyen uygulamadan kaynaklanmadığını anlattım. Bana gülerek "benimle ilgili olarak ABD'de postgraduate almam için bazı programlar geliştirdiği, ayrıca DB Deniz Nakliyat TAŞ'de kardeşi Cemal Kayacan'ın çalışması nedeniyle bu görevde sorunlar yaşayabileceğimi, şirketin genelde Kaptan ve Baş Mühendislerce yönetildiğini de açıklayarak uyarılarda bulundu.

Kendisine 11 yıla yakın süre içinde Taşkızak Tersanesi'ne Michigan Üniversitesi'nden lisans ve yüksek lisans yaparak mezun olan ve bazıları ABD'de 1 yıla yakın Philadelphia ve Kaliforniya Tersanelerinde eğitim görerek yurda dönen çok değerli gemi inşa, makine, elektronik-elektrik mühendisleri olduğunu, hiçbir şekilde eski görevlerindeki hizmetlerin aksamayacağına güvenim ve saygım olduğunu belirterek müsaadesini istedim. Tıpkı Dz. K.K.lığından istendiğim gibi DB Deniz Nakliyat'tan da istendiğimi ve atandığımı belirterek müsaadelerini istedim. Ama eğer beni üzecek uygulamalarla karşılanırsam, "sizi nerede olursanız olun arayacağıma" söz vererek iznimi aldım ve böylece el sıkışarak komutanlıktan ayrıldım.

4) DB Dz. Nakliyat TAŞ'de Fen ve Onarım Müdürü olarak göreve başladığımda, esasen Dz. K.K.lığı Gölcük Tersanesi'nde Amiral Sadık Altınca adlı bir kuru yük gemisi inşaatı da başlatılmıştı ve 1970 Temmuz'unda da inşaat süresince kontrol ve sonunda teslim tecrübelerinde heyet başkanlığı yaparak gemi İstanbul limanına gelmişti. 24 Temmuz 1970 yılında Camialtı Tersanesi'nde inşaatı tamamlanan "Amiral Şükrü Okan" ile birlikte şirket filosuna İstanbul Lokantası'nda yapılan merasimle, protokolleri tamamlanarak katılmıştı.

Dolayısıyla ayrıldığım tarihten itibaren de Dz. K.K.lığı tersaneleri ile ilişkim devam etmekteydi.

5) Sn. Koramiral Kemal Kayacan, 1970 yılında Oramiral olarak Donanma Komutanlığı'na ve Yüksek Askeri Şura Üyeliğini deruhte etmişti. 29 Ağustos 1970 – 25 Ağustos 1972 tarihleri arasında tekrar Donanma Komutanlığı ve müteakiben 1972 - 1974 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevinde bulunmuştu.
1971 yılında, yurtdışında Yugoslavya'da bulunduğum Heyet Başkanlığı görevinden dönerek DB Deniz Nakliyat TAŞ'de Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanı oldum. Müteakip yıl DPT'den yatırım programımıza yeni gemiler arasında 18000 DWT'luk 5 adet dökme yük gemisini aldırmıştım. Ayrıca müteakip yılda 8 adet 5500 DWT'luk konteynır gemileri inşası öncelikli oldu.

Dökme yük gemilerinden 2'sinin inşası için (Balıkesir + Bursa) Gölcük Tersanesi'nde yapılması, 5500 DWT'luk konteynır gemisinin ikisinin Taşkızak Tersanesi'nde yapılması Komutanlığın izni ve müsaadesiyle sözleşmelere bağlanarak yapılmaları süreci başlatılmıştı.

Siparişi veren şirket olarak "tüm yurtdışı" Paket (Ana makine/yardımcı makine ve elektronik haberleşme vs.) + Teçhizat alımları aynı gemilerden 3 tanesini yapacak olan Denizcilik Bankası TAO'da müşterek yapılacak ve imalatların sırası Gölcük Tersanesi öncelikli olmak üzere planlanacaktı. Ancak inşaatların başlamasından yaklaşık 1 yıl kadar sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan gelen bir talimatla, her türlü dış-iç malzeme alımlarının sipariş veren şirketçe yapılması istendi ve gereği için DB Deniz Nakliyat TAŞ'ye, bilgi için Ulaştırma Bakanlığı'na, Gölcük ve Taşkızak Tersane Komutanlıklarına verilmişti. O sıralarda DB Deniz Nakliyat TAŞ Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Em. Tümamiral Cezmi Biren idi. Hem Sn. Biren hem de ben şok geçirdik. Biz işletici şirkettik ve bu çapta alımları doğrudan yapmamıza da pek imkân yoktu. Sn. Biren, Deniz Kuvvetleri Komutanı Sn. Kemal Kayacan'ı bizzat ziyaret etmemi ve düşüncelerini almam için bizzat beni görevlendirdi. Emri aldıktan 1 gün sonra Ankara'ya giderek önce Bakanlığa gittim, Bakanlık Müsteşar Yrd. Em. Deniz Kurmay Albay Fethi Işın'a giderek komutanla görüşmem için aracı olmasını istedim. Cevabı "Bu işlere bizi Bakanlık'ı karıştırmayın" oldu. Oradan bizarur Ankara Temsilciliğine gittim. Komutanını aradım ve Emir Subayı Rıfat Bigat'a Ankara'da olduğumu ve görüşmek istediğimi komutana iletmesi için yardım istedim. Bana "Komutan çok meşgul, yapamam" diyerek yardımcı olmadı. Israr ederek, herhangi bir şekilde komutanın makamına girerse, bir not olarak benim görüşme talebimi iletmesini rica ettim. "Olur" dedi.

Eğer komutan evet derse durumu Ulaştırma Bakanı Müsteşar Yardımcısı Fethi Işın'a bildirmesini ve onun beni aramasının uygun olacağını belirterek telefonu kapattım.
Yaklaşık 1 saat sonra Fethi Işın, telaş ve heyecanla beni aradı ve komutanın benim görüşme talebimi kabul ettiğini bildirdi. Derhal Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na gelerek Emir Subayı Rıfat Bigat'a geldiğimi komutana bildirmesini istedim. Yaklaşık 20 dakika sonra makama kabul edildim. Her zamanki sevecen haliyle hal ve hatırımı sordu, sonra masasındaki "emir ve talimatı" elime koyarak ve gülerek; "Herhalde bunun için geldin Yılmaz" dedi. Ben de üzgün bir ifadeyle "Sayılır, Sayın Komutanım" dedim ve ekledim; "1967 yılında sizden DB Deniz Nakliyat TAŞ'ye gidebilmem için izin aldığımda orada herhangi bir şekilde sorunlar olursa ve zorlanırsam sizin yardımınızı isteyeceğimi hatırlatarak "şimdi sizin yardımınıza ihtiyaç duymaktayım" dedim. Buna rağmen devamen, Komutanlığın emrini hiçbir şekilde geri almasını düşünmediğimi belirterek, uygulamalar için ek talimatın verilmesini rica ettim. Teknik Daire Başkanlığı'ndan yetkilileri çağırarak, ayrıntıların değerlendirme ve açıklanması için talimat verdi. Özetle;

a) Esasen yurtdışı Paket Makine/Teçhizat alımlarının 5 gemilik olacak diğer 3 eş gemiyi inşa edecek olan Denizcilik Bankası TAO'ca yapılmakta olduğunu, müteakip dış alımların da aynı şekilde devam etmesi ve inşaat programlarını aksatmayacak şekilde öncelikle Gölcük Tersanesi Komutanlığı'na teslim edilmesi,

b) Ancak herhangi bir dış alım için Gölcük Tersanesi Komutanlığınca yapılmış sözleşme ve açılmış ve uygulamaya geçilmişse siparişin a şıkkındaki esaslar dahilinde Denizcilik Bankası TAO'ca devralınmasına ve sevk önceliklerinin yine Gölcük Tersanesi'nde inşa edilecek gemiler olmasına,

c) Yurt içi malzeme, teçhizat ve sarf malzeme alımlarının her iki inşaatçı kurumun müşterek komisyonca karara bağlanmasına. İşbu açıklamayı gereği için;
- Gölcük Tersanesi'ne,
- Taşkızak Tersane'ne,
- Denizcilik Bankası TAO'ya,
- DB Deniz Nakliyat TAŞ Genel Müdürlüğü'ne
Bilgi için: Ulaştırma Bakanlığı'na şeklinde olarak açıklayıcı talimat verildi.

Ayrıca bu uygulama Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Taşkızak Tersanesi'nde yapımı sözleşmeye bağlanan 5500 DWT'luk "Konya/Kırklareli" isimli gemilerin de inşasında gerçekleşmesine imkân tanıdı.

Sayın Oramiral Kemal Kayacan her zaman açık, doğru ve yapıcı teklifleri değerlendirerek, hizmetin ana fikrine yardımcı olan olgunlukta müstesna bir komutan ve yönetici olduğunu bir kere daha göstermiştir. Oradan, yaşlı gözlerle ve elini öpmek istediğimde beni kucaklayıp yanaklarımdan öperek ayrıldım.

6) 1974 yılında "oramiral" rütbesinde 4 yılını doldurduğu için emekli olan Oramiral Kemal Kayacan, 1977–1980 yılları arasında Ankara Milletvekili olarak TBMM'de, NATO Komisyonu'nda ve Milli Savunma Komisyon Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.

7) 1979 sonu 1980 başlarında Denizcilik Bankası TAO Genel Müdür Yardımcılığından alınarak Ankara'da Ulaştırma Bakanlığı Bakan Müşavirliğine atandı. Tabiatım icabı esasen emekliliğime de 6 ay kaldığı için görevi isteyerek kabul ettim ve Ankara'da Pazartesi-Cuma günleri arasında bulunarak, Cuma günü akşamları İstanbul'a dönüyordum. Sn. Kemal Kayacan ile, o da Cuma akşamları mavi trenle İstanbul'a döndüğü zaman, anlaşarak beraberce döndüğümüz seyahatler çok olmuştur. Aynı kompartımanda bilet almaya özen gösterir, sohbet ede ede eve dönerdik. Sabahın erken saatlerinde tren Bostancı'ya geldiğinde trenden iner, taksiye binip evine giderdi.

Biz bir seferinde yalnızken; "Paşam niye Kuzey Saha Deniz Komutanlığı'ndan veya Tuzla'daki Deniz Harp Okulu'ndan bir makam aracı istemiyorsunuz?" dediğimde, gülerek "Bak Yılmaz, ben Türkiye'deki görevlerimde hep şerefli yerlerde şerefimle yaşadım ve umur gördüm, eğer öyle resmi bir araçla gitmeye kalkarsam, o araç hedeftir her zaman. Eğer o araç hedef olur, teröristlerce ateş altına alınırsa, o şoför de yaralanacak veya ölecektir, bu yüzden vicdan azabı duyarım ve yaşayamam" dedi.

Tüm bu duygularla dolu olarak, imkân olduğu sürece ben ve eşim, her 29 Temmuz'da Edirnekapı Şehitliği'nde anısına yapılan törenlere katıldık ve ailenin bir ferdi gibi karşılandık.

İşte bu derece hümanist, sevecen, müstesna bir insandı.
Ruhu şad olsun.

Y. Müh. Yılmaz F. Tabanlı


Copyright | 2010 | www.kemalkayacan.com