Anasayfa Biyografi Hayatı Fotoğraf Galerisi Madalyalar ve Özel Eşyalar Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar
Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar

ORAMİRAL KEMAL KAYACAN

1968 yılıydı. Teğmen rütbesi ile TCG TRABZON'da Seyir Subayı idim. O tarihlerde bir kısım gemilerin bakım onarımları Derince Bakım Onarım ve Destek Komutanlığında yapılıyordu.

Bizim gemimiz de onarım maksadıyla Derince'ye gönderilmişti. 3 gemi birbiri üzerine aborda olmuş durumda, Derince Bakım Onarım iskelesindeydik. Hafta sonu olduğu için sadece nöbetçi vardiya personeli gemideydi. Ben vardiya amiriydim.

Nöbetçi vardiya personeli olarak günlük rutin faaliyetleri tamamlamış, yeni başlayacak haftanın hazırlıklarını yapıyorduk. Akşam saatlerinde Subay Salonunda oturuyor iken, bir makina gürültüsü ve bağrışmalar duyunca dışarı fırladım. Liman durumunda olduğumuzdan devrede olan yardımcı makina ambeleye kalkmış ve overspeed atmadığından büyük bir gürültüyle çalışmaya devam ediyordu.

Makina başında nöbetçi olan er, duman ve meydana gelen aralıklı patlamaların korkusuyla dikey kaportadan dışarı çıkmış, bütün gücüyle "Makineyi durduramıyorum" diye bağırıyordu. Duyulan patlamanın ardından daireye kesif duman dolmuş ve hemen akabinde baca yangını başlamıştı.

Durum bir an önce müdahale edilmesini gerektirir hal almıştı. Ancak gemimizde uygun nitelikte duman maskesi yoktu.

İskele bordamızdaki ABD'den yeni gelen TCG SARIYER'den aldığımız duman maskelerini takarak Nöbetçi Motor Astsubayı ile daireye indik. Yoğun duman içindeki dairede yardımcı makine çalışmaya devam ediyordu. El yordamıyla yakıt valfını, battaniye ile hava bloverlerini kapattık. CO2 tüpleri ile yangına ilk müdahaleyi yaptıktan sonra daireyi tahliye ettik ve kaportaları kapatıp beklemeye başladık.

Bize çok uzun gelen bir süre sonra makine stop etti. Ancak o ana kadar yaşadığımız dakikalar gemimiz için çok kritikti. Onarıma gelmemizin sebebi, sarnıçlardan sintineye olan yakıt sızıntısı idi. Bu nedenle hepimiz biliyorduk ki eğer yangın büyürse, sintinedeki yakıt da alev alacaktı. Ayrıca bacada başlayan yangın bizi endişelendiriyordu, çünkü bacanın hemen altında BOFORS hazırlık cephaneleri vardı. Bir an önce bacayı soğutmalı, dairedeki yangını söndürmeliydik.

Zamanla yarışıyorduk. Yan gemilerdeki tüm nöbetçi personel bizimle beraber soğutma işlerine yardım ediyordu. Sonunda yangını kontrol altına almayı başarmıştık.

Biz yangını kontrol altına almaya uğraşırken iskeleye gelen Makina Sınıf Okulları Nöbetçi Amiri, Donanma Komutanı Oramiral KAYACAN'ın bilgi almak için telefonla görüşme emrini iletti.

Artık dairedeki dumanı tahliye edip, olay mahallini tam olarak kontrol altına almıştık. Ama hepimiz geçirdiğimiz süre içinde çok yorgun ve stres altındaydık. Tüm bunların üzerine Donanma Komutanımızın telefonu heyecan ve stresimizi daha da arttırmıştı.

"Santral aracılığı ile Donanma Komutanımıza ulaştım. Kendimi rapor ederek yangının kontrol altına alındığını, can kaybı olmadığını, hasar tespitinin ancak ertesi gün yapılabileceğini, ancak geminin duruş gücünü etkileyecek önemli bir hasar beklemediğimi" arz ettim.

Heyecandan nefesim kesilmiş bir halde beklerken Donanma Komutanımız yumuşak bir ses ve şefkatle "Evladım, geçmiş olsun sizlere bir şey olmamasına sevindim. Bu gibi olaylar işimizin tabiatında var, her şey halledilebilir. Yarın akşamüstü geminize bir heyet göndereceğim. O zamana kadar hazırlıklarınızı ikmal edersiniz. Varsa eksiklerinizi de tamamlarsınız" direktifini verdi. Tüm heyecan ve stresim bir anda kaybolmuş, Komutanımızın yapıcı ve güven verici telkinleri sağlıklı muhakeme yapmamı sağlamıştı.

Mesleğimin ilerleyen dönemlerinde benzer kaza ve olayların hemen akabinde bazı komutanların "Kim neden oldu, neden dikkat edilmedi, niçin tedbir almadınız?" gibi sualler ve eleştiriler ile olaya muhatap olan personelde olumsuz etki yaratan sorgulamalarına şahit oldum.

İnsan yaşayan ve devamlı faaliyet içinde bulunulan her kurum ve birlikte kaza ve olayların olması doğaldır.

Hedef bu kaza ve olayların asgari seviyede tutulmasıdır. Tabii ki ihmal, hata varsa gereken yapılmalıdır. Nitekim kaza inceleme heyetleri bu maksada matuftur. Ancak kazanın hemen akabinde olayın gerginliği içinde bulunan personelin beklentisi sadece moral veren birkaç sözden ibarettir.

Ders alınacak konuşmasıyla bana çok şey öğreten değerli komutanım Oramiral Kemal KAYACAN üzerimde büyük bir tesir bırakmıştı. Meslek hayatım boyunca karşılaştığım benzer olaylarda o gün kendisinden öğrendiğim üslup ve yaklaşımı daima hatırladım ve uygulamaya çalıştım.

Bu vesile ile kendilerini saygı ile anıyorum.

Copyright | 2010 | www.kemalkayacan.com