Anasayfa Biyografi Hayatı Fotoğraf Galerisi Madalyalar ve Özel Eşyalar Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar
Kemal Kayacan Hakkındaki Yazılar

Rahmetli Oramiral Kemal KAYACAN ile ilgili anılarım;

1. Donanma Komutanı olduğu sıralarda yapılan tatbikatları kritik eden, çeşitli birliklerden geçici olarak toplanan subaylardan oluşan "Analiz Timi"nin en genç "çömez" üyesi idim. Timin başında rahmetli Bnb.Uğur ULUÇ vardı, tim üyeleri; Şahin bnb., Atilla KIYAT yzb., Kutlu BEKRET yzb., rahmetli Şükrü TAKIMOĞLU yzb. Ve Topçu Kamil bnb idi. Donanma hrk Bşk. Alb. Nejat BERKSUN, Kurmay Bşk ise Tuğamiral Sina ÖZDOĞANCI idi. Sinema salonunda yapılan tatbikat kritiklerinde, kritik edilen büyük rütbeli subayların gazabından bizleri korumak için (bazı densizler bize –arkanızda her zaman Kayacan Paşa'nız olmayacak- diyerek aba altından sopa gösteriyorlardı) bir defasında şöyle demişti;

"Beyler bu arkadaşlar çalışmalarını benim emrimle yaptılar ve en başta beni tenkit ettiler. Dolayısıyla bu kritikleri hepimiz olgunlukla dinleyeceğiz ve yapılan hatalardan ders alarak bir daha tekrarlamayacağız." Gerçekten tenkitlerimize birinci sırada Donanma Komutanlığının çıkardığı tatbikat emrini eleştirerek başlıyorduk. Adımız "Çok Bilmişler Grubu" na çıkmıştı.

Haftada 2–3 defa akşamları çalışmalarımızın ara sonuçlarını, hangi noktaya geldiğimizi kendisine konutta ben sunardım. Konuşmalarımız sırasında bana "küçük" diye hitap etmesine için için içerliyordum. Bizler sınıf arkadaşları arasında memleket meseleleri üzerinde derin yorumlar yapıp, ülkeyi idare etmeye hazır bir halde iken nasıl "küçük" olabilirdik. Ama birgün Komutan bir Albaya "evladım" diye hitap edince gerçekten sandığım kadar "büyük" olmadığımı anladım ve rahatladım. Evet, ben bir "küçük" idim. Şimdi aynı şeyi ben yapıyorum. 20–30 yaş arası personelime farkında olmadan "çocuk" diye hitap ediyorum. Zira, kendi oğlum33 yaşında…

Bir gün bizleri konuta davet etti. Emir Subayı rahmetli Rıfat BİGAT'ın özenle hazırladığı birkaç aperatifi aldıktan sonra akşam yemeğine orduevine gittik. O zamanlar general-amiral salonu ayrı değil idi. Komutanlar personeli ile aynı mahalde yemek yer, eğlenirler ve dans ederlerdi. Yemek geç vakite kadar sürdü ve tabii bir hayli içki içildi. Yemeğin sonuna doğru tüm gruptan içmeye devam eden sadece Komutan ve masanın en genç subayı olarak ben kalmıştım. 24:00'e doğru kalktık. Ben o zamanlar gençliğin de verdiği güç ile arkadaşlarım arasında nam salmış iyi içiciler arasında olduğum halde sallanmadan durabilmek için tüm gücümü harcadığım sırada, Komutan ; "Beyler bunu saymıyorum, bir dahaki sefere daha erken başlayalım, adam gibi içelim" dediğinde neredeyse yıkılacaktım.


Bir başka gün Komuta katı koridorunda yürümekte iken, genelde çok sakin olarak tanıdığımız Komutan'ın odasından hışımla çıkıp, "ben şimdi onlara gösteririm" diyerek üst kattaki Haber Merkezi merdivenlerini koşarak tırmandığında koridorda kim varsa çil yavrusu gibi dağılmıştık. Sonradan duyduğumuza göre gösterdiği tepkinin nedeni, kendisine danışılmadan karargâhtaki kilit personelden birisine atama yapılması imiş. (o zamanki personel başkanını ikimizde biliyoruz)

2. Harbiye öğrencisi olduğum sırada bir aralar evleri Bebek'te bulunan bir arkadaşıma sık sık gider olmuştum. O zaman Eğitim Komutan'ı olan Tümamiral Kemal KAYACAN'ı, mert, erkek, babacan ve içimizden birisi olarak çok sevmiştik. Kendisini zaman zaman Ricali Pamuk'un evinde balkonda görüp, caddeden selamladığımızda elindeki kadehi kaldırarak selam aldığını hatırlıyorum.

Saygılarımla,
M.Murat TUNCER
E.Dz. Kur. Alb.


Copyright | 2010 | www.kemalkayacan.com